Daskyleion Antik Kenti kazılarında ortaya çıkarılan Lidya Mutfağı, antik dönem beslenme gelenekleri ve gıda depolama tekniklerine ışık tutuyor.
Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan Manyas Gölü kıyısındaki Daskyleion Antik Kenti, tarihi aydınlatmaya devam ediyor. Geçmişi yaklaşık 3 bin yıl öncesine uzanan bu kadim kentte yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında, bölgenin ve dönemin beslenme kültürüne ilişkin heyecan verici yeni bulgulara ulaşıldı. Mutfak alanlarına yoğunlaşan arkeologlar, özel bir fırının içerisinde yaklaşık 2 bin 600 yıldır korunarak günümüze ulaşmış karbonlaşmış tohumlar ortaya çıkardı. Lidya mutfak kültürüne ve antik dönemin gündelik yaşamına doğrudan ışık tutan bu keşif, binlerce yıl öncesinin gıda tüketim alışkanlıklarını ve saklama yöntemlerini gözler önüne seriyor. Küçük ve hassas aletlerle sürdürülen titiz çalışmalar, Lidyalı aristokratların ve kent sakinlerinin nasıl beslendiğini belgeliyor. Bu tarihi keşfin detayları, bulunan gıda türleri ve dönemin mutfak mimarisi arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Daskyleion Antik Kenti Kazıları ve Mutfak Alanı
Manyas Gölü kıyısında yer alan Daskyleion Antik Kenti’nde ilk kazılar 1954 yılında başladı. Günümüzde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaan İren başkanlığında yürütülen çalışmalar; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Balıkesir Valiliği, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Manyas Belediyesi ve üniversitenin güçlü desteğiyle aralıksız sürdürülüyor.
Lidya Mutfağı ve Kiler Bölümündeki Çalışmalar
Arkeologlar bu kazı sezonunda, antik kentte yaşamış insanların gıda hazırlama rutinlerini ve yemek kültürlerini anlamak amacıyla “Lidya Mutfağı” olarak adlandırılan özel alana yoğunlaştı. Mutfak ve kiler bölümlerinde gerçekleştirilen hassas kazılarda kerpiç fırın yapılarının ve mutfak eşyalarının büyük ölçüde ilk günkü konumlarını koruduğu tespit edildi.
Mutfakta Bulunan Tohumlar ve Beslenme Alışkanlıkları
Lidya Mutfağı’nda tespit edilen yeni fırınla birlikte alandaki fırın sayısı yedeklendi. Fırının içindeki toprak tabakalarında ve kiler bölümünde hem tahıllara hem de baklagillere ait zengin çeşitlilikte tohumlar çıkarıldı.
Bulunan Tahıl ve Baklagil Türleri
-
Tahıllar: Siyez buğdayı, gernik (kılçıklı buğday türü), buğday ve altı sıralı arpa tohumları.
-
Baklagiller: Bakla, karaburçak, nohut, bezelye, mercimek ve mürdümük.
-
Meyve ve Diğer Kalıntılar: Üzüm tohumları ile fırın tabakalarında tespit edilen balık ve kuş kemikleri.
Antik Depolama Teknikleri ve Kiler Mimarisi
Kazı ekibi, ana kayadaki özel bir çukurun tahılları depolamak amacıyla kullanıldığını belirledi. Bu durum, Lidyalıların gıdaları sadece nasıl pişirdiklerini değil, uzun süre bozulmadan muhafaza etmek için uyguladıkları mimari saklama yöntemlerini de ortaya koydu.
Veri ve İstatistiklerle Daskyleion Kazısı
Antik kentin tarihsel boyutunu ve arkeolojik verilerini özetleyen temel rakamlar şu şekildedir:
-
2.600 Yıl: Fırında bulunan karbonlaşmış tohumların tahmin edilen yaşı.
-
7 Adet: Lidya Mutfağı alanında şu ana kadar gün yüzüne çıkarılan toplam kerpiç fırın sayısı.
-
1954 Yılı: Daskyleion Antik Kenti’nde ilk arkeolojik kazıların başladığı tarih.
-
3.000 Yıl: Antik kentin bilinen toplam yerleşim tarihi.
Uzman Görüşleri: Tohumlar Günümüze Nasıl Ulaştı?
Organik malzemelerin binlerce yıl boyunca bozulmadan kalması oldukça nadir bir durumdur. Kazı ekibinde görev alan uzman arkeolog Yeşim Kirman, buluntuların niteliği ve önemi hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu tohumlar 2 bin 600 yıldır toprağın altında karbonlaşmış halde korunmuş. Normal şartlarda organik bir malzemenin korunması çok zordur ama kapalı bir tabakadaysa biz karbonlaşmış halde ele geçirebiliyoruz. Ortaya çıkarılan fırınlar ve kap kacaklar, bu mutfağın üst sınıftan insanlar tarafından kullanıldığına işaret ediyor.”
Sonuç
Daskyleion Antik Kenti’nde elde edilen bu 2 bin 600 yıllık karbonlaşmış tohumlar, Lidyalıların günümüz beslenme alışkanlıklarına oldukça benzer bir gıda yelpazesine sahip olduğunu kanıtlıyor. Balık ve kuş etlerinden çeşitli tahıl ve baklagillere kadar geniş bir menüye sahip olan antik kent sakinleri, mutfak kültürlerinin gelişmişliğini bir kez daha gösterdi. Laboratuvar ortamında devam eden analizler tamamlandıkça, Anadolu’nun köklü gastronomi tarihi hakkında çok daha detaylı bilgilere erişilecek. Anadolu tarihine yön veren bu tür önemli kazı çalışmalarını ve gelişmeleri yakından takip etmeye devam edin.